Yazı Detayı
21 Aralık 2017 - Perşembe 18:14
 
Gençler ve Sözlü İletişim
Feyza Bilge GÜSÜN
gusunfeyza@gmail.com
 
 

Sözlü İletişim Sadece ‘Konuşmak’ Değildir!

 

Günümüzde değişen dünya bireysellik, özgürlük, üretim ve tüketim kültürü, demokrasi ve çoğulculuk gibi bireysel ve toplumsal yapıyı derinden etkileyen yeni değerler üretmektedir. Yükselen bu değerler arasında konumuzu daha yakından ilgilendireni bireyselliktir. Ferdin kendi değerini kendi inşa etmesi olan bireysellik anlayışı eski toplumsal dokuyu fertler lehine zayıflatmaktadır. Eski toplumsal roller, toplumsal bağlar ve toplumsal ilişkiler birey merkezli bir şekil kazanmaktadır.

 

Günümüzde bireye tek taraflı hitap ederek “dıştan” yardım etmek, eğitmek, tavsiyelerde bulunmak, ona yol göstermek yerine; onu dinleyerek ve karşılıklı konuşup “içsel” güçlerini kullanarak kendi başına yürümesine imkân sağlamak, kendi yolunu kendisinin bulması ve tercihlerini kendisinin yapmasının gereğine inanılmaktadır.

 

Bireyi merkeze alan bu temel görüş ve yaklaşımlara göre, anne-babaların çocuklarına, öğretmenlerin öğrencilerine, yetişkinlerin gençlere birtakım emirler verip veya nasihatlerde bulunarak, onların tepkilerini dikkate almamaları iletişim olarak kabul edilemez. Hâlbuki anne babalar ya da yetişkinler genelde böyle davranarak gençlerle iletişim kurduklarını sanırlar. Fakat gençler konuşurken de ikaz, önerilerde bulunma, hatırlatma, yargılama gibi pek çok iletişim engelleri ile aslında gençleri dinlemezler. Bu durumda genç kendini duyulmamış, anlaşılmamış ve kendisi ile ilgilenilmemiş hissederek iletişimi keser.

 

Böyle durumlarda ailelerin çoğu “çocuğumuz bizimle hiçbir şeyi paylaşmıyor, gizliyor” derken; gençlerin çoğu da “aileme anlattığım zaman beni dinlemiyor, ne söylesem hemen tepki veriyor, kızıyorlar”, “beni anlamıyorlar bende hiçbir şeyi anlatmıyorum” demektedir.

 

Gençlerle diyalog kurabilecek dil ve üslup günümüzde konuşmaktan çok dinlemeyi gerektirmektedir. İyi bir dinleyici olabilmek, iyi bir iletişim için çok önemlidir. Gençler, çok sinirli veya endişeli durumlarda dahi duygular kontrol edilerek, ani tepki verilmeden, yargılanmadan, yorum yapılmadan, sözü kesilmeden dinlenebilmelidir. Gençlerle konuşurken geçirilen zamanın en az iki katını onları dinleyerek geçirmelidir. Konuşma sırasında söylediklerinin yanında söyleyemedikleri için onları cesaretlendirerek dinlemek gerekir. Bu durum onlarda saygı duyulduğu ve önemsendiği hislerini güçlendirir.

 

Gençlerle konuşurken ‘ben dili’ ile konuşmayı tercih etmek gerekir. Yetişkinler gençlerin beğenmedikleri, onaylamadıkları, ya da rahatsız oldukları davranışları karşısında “sözümüzü dinleseydin bunlar olmazdı”, “çocuk gibi davranıyorsun”, “hiç sorumluluk taşmıyorsun” gibi uyarılarda bulunur. Bu uyarıların ortak noktası ‘sen dili’ kullanılarak yapılmış olmalarıdır. Bu şekildeki bir iletişimde genç, kızgınlık, kırgınlık ve suçluluk duygularına kapılarak doğrudan savunmaya geçer ve iletişimi keser.

 

‘Ben dili’ kullanılarak yapılan konuşmalarda ise yetişkin, gencin davranışı karşısında ne htiğini iletir ve iletişimin sürmesini destekler. Böylece onu düşünmeye sevk ederken, problemi anlamasına da yardımcı olur. Örneğin eve geç gelen gence “eve haber vermeden geç geldiğinde çok endişeleniyorum, çünkü başına bir şey geldiğini düşünüyorum” diye konuşulursa gencin dinlemesi ve anlamaya çalışması sağlanabilir.

 

Kısaca yetişkinler edindikleri bilgileri, yaşadıkları tecrübeleri gençlere nasihatlerle aktarmak ve böylelikle onları kötülüklerden korumak, onlar için en iyi olanı onlara göstermek isterler. Fakat günümüzde böyle bir amaca öğüt vererek değil; doğru davranışlarla gençlere örnek olarak ve sağlıklı bir iletişim dili ile rehberlik ederek ulaşmak mümkündür.

 
Etiketler: Gençler, ve, Sözlü, İletişim,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı escort istanbul istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort