Yazı Detayı
19 Temmuz 2017 - Çarşamba 11:44
 
G-20; ASLINDA NEDİR?
Muhammed ÖZYİĞİT
5n1ktivi@gmail.com
 
 

 

 

Son yazımızda, İktisat’ın tanımı üzerine devam edeceğimizi belirtmiştik. Ancak G 20 yapılınca, o konuyu erteleyelim, diye düşündüm. 

 

Geçen hafta, başındaki G harfi Group (Grup)’u simgeleyen G 20 toplantısı yapıldı. Bu vesileyle konuyla ilgili bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.   

 

G 20’nin başındaki G harfini biz nedense Gelişmiş olarak algıyoruz. Bu 20 ülke yıllık Milli Gelirleri en yüksek 20 ülkedir. Ama gelişmişlik ise bir başka kavramdır. Örneğin gelişmişliği Kişi Başına Milli Geliri baz alarak belirlersek, Türkiye 61. sırada;  Mutluluk Algısına göre belirlersek, 77. sırada; İnsani Gelişme Endeksine göre belirlersek de 2002 verileriyle 85. ve 2016 verilerine göreyse 90. sıradadır.  

Görüldüğü gibi G harfini yıllık Milli Gelire göre değil de ondan çok çok daha önemli olan bu 3 veriden herhangi birine göre adlandırırsak, Türkiye, ilk 20’ye değil ilk 50’ye bile giremiyor. Üçünün ortalamasıyla 75. sırada yer alıyor ve dolayısıyla bu toplantılara katılamıyor. 

 

G 20’nin neden kurulduğuna da bakarsak. 1929 Büyük Ekonomik Kriz’den sonra ABD’de 1934 yılında çıkarılan bir kanunla Bankalar;   

Yatırım Bankaları, Mevduat Bankaları olarak 2’ye ayrıldılar. 

Aynı Kanun’da Yatırım Bankalarının 1 dolarlık öz sermayesine karşılık, 1 dolar borçlanabilecekleri yazılıydı. 2000’li yıllarda Başkan CLINTON’a bu kuralın 5 milyar dolardan fazla öz sermayesi bulunan bankalar için geçerli olmayacağını imzalattırdılar. Bundan sonra bu oran, 1’e 33’e; 1’e 40’a ve 1’e 90’a kadar çıktı. Bir banka öz sermayesinin 90 katı kadar borçlanabildi ve bu borçlar ödenmeyince de mesela, 2008 Krizi patlak verdi.   

 

İşte G 20, Küresel Para Oligartları’nın 2008 Krizi’nin faturasını G 8 dışındaki ülkelere de ödetmek, onları da bu faturaya ortak etmek, bu ülkelerden gelebilecek çatlak sesleri de kesmek; görüşüyle bundan sonra, kuruldu.   

Yoksa göstermelik olarak söylenen genç ve kadın İstihdamını yaygınlaştırmak, Küresel Isınma üzerine tedbirler almak vb… için değil.  

 

Örneğin, kayıtlarda 1980’den; 2014’e kadar geçen 34 yıllık dönemde dünya altın stoku hiç değişmemiş. 2.2 milyar ons (71.000 ton). Ama bu dönemde 2.9 milyar ons (93.000 ton) yeni altın üretimi olmuş.  

Bu nerede?   

Bu dünya ekonomisinin 42’sini elinde tutan 43.000 Uluslarüstü Şirketin; bunları da yöneten 1.318 Holdingin; onların sahibi 196 Finans ve Bankacılık Kuruluşunun ve nihayet sonuçta da 13 ailenin yani Küresel Para Oligartları’nın (Irkçı Emperyalizmin) elinde.  

Dünyadaki 25 şirketin sadece birinin yönettiği para 25 trilyon dolardır. (Toplam: 625 trilyon dolar). 

 

Bize 600 ton altınınız var diyerek bunun karşılığı sadece 70 milyar TL para basabilirsiniz diyen 8 bin 133 ton (230 trilyon dolar) altını bulunan ABD’nin piyasada dolaşan 830 trilyon dolar fiziki parası (banknot) var. Bu parayı da 7 Irkçı Emperyalist Musevi ailenin sahibi olduğu ABD Merkez Bankası, hatta aynı seri numarası ile birden çok basmış durumda.   

 

Genç ve kadın istihdamını yaygınlaştırmak, küresel ısınma üzerine tedbirler almak vb… gibi masumane söylemler yerine G 20’de bunların konuşulmasını beklerdik. 

 

Bunların konuşulacağı “Yeni Bir Dünya” duasıyla, 

 

Allah’a emanet olunuz. 

 

 

 

 

 

  

 
Etiketler: G-20;, ASLINDA, NEDİR?, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı