Yazı Detayı
30 Aralık 2017 - Cumartesi 21:36
 
“Fatma ananın helvası”
Deniz BAHADIRYALÇIN
deniz240964@gmail.com
 
 

Osmanlı topraklarında ilk bira fabrikası “Batılılaşma hedefli” Tazminat ile osmanlı’ya girdi! Hans Bart ”Doğu’ da Bira Üzerine İncelemeler” adlı kitabında,  Württemberg  Prokopp adlı kişinin eşek katır sırtında  İzmir’ de bira sattığını yazdı. İzmir’de ilk  birahaneyi’ de açan oydu.

 

Bira, İzmir’den sonra İstanbul’a geldi. Sulatan Abdülmecit dönemi, İstanbul’a 31 birahane vardı. Bira Viyana, Münih ve Belgrad’tan ithal ediliyordu. Resmi kayıtlarda  bira, “Arpa Suyu” olarak geçiyordu.

 

Peki Osmanlı’ da bira üretimi ne zaman oldu?

 

1890 yılında II. Abdülhamit dönemi üretim olmuştur. Ve Osmanlı ülkesine giren her şey Şeyhülislam fetvası ile girerdi. Demek Şeyhülislam izin vermişti!

 

Ve…

 

İsviçreli Bomonti Kardeşler Feriköy’de, Vasil isminde bir Yunan’da Şişli’de Bira imalathaneleri kurdu.  II.Abdülhamit bunların “arz teskeresine” olumlu yanıt vermişti. Bira işi çok kazançlıydı. İmalat haneler  fabrikaya dönüştü. Yılda 7 milyon litre bira üretiliyordu.  Zamanla 10 milyon litreye çıkardılar. Oluk Oluk paralar kazanınca rakipleri çoğaldı.

 

1909 yılında “Nektar Biracılık” kuruldu .  İkram ile Sabah gazetesine bira reklamı verdiler.

 

Kuşkusuz Osmanlı’da Müslümanlara içki içmek yasaktı. Fakat gizli bira içenlerin biraya ”Fatma ananın helvası” şifresi ismini   verdikleri biliniyor. Osmanlı’da o dönem ortalama 8-9 milyon litre  bira tüketiliyordu. Bu kadar birayı gayr-i müslim mi tüketiyordu?

 

Bu konuyu neden yazdım?

 

Din kisvesi adı altında gizli şeyler yaşayan bir toplumuz. Sürekli içki haram deriz, içeriz. Kendimizi gizlemek için başkalarının açığını ararız.

 

Abdülhamit’i yere göğe sığdırmayanlar….

 

Atatürk ve İnönü’ ye iki kafadar diyenler…

 

Şunu bilmeleri gerekir…

 

Atatürk, kapütülasyonları  kaldırırken  yabancıların elindeki şirketleri de kamuya kazandırmaya çalıştı . Atatürk yabancı bir şirketin reklamını asla yapmadı.

 

Cumhuriyet dönemi, II. Abdülhamit ‘imzasını  taşıyan Duyun-u Umumiye’ ye alacaklarına karşılık kimi devlet gelirini toplayıp, götürüyordu. İçkiden alınan vergide bunlardan biriydi. Cumhuriyet yönetimi İçki tekeli ile karşılaştı.

 

1930 yılında Cumhuriyet, alkollü satış yerlerine sınırlama getirdi. Halkevleri ve bahçelerinde içki yasağı vardı.

 

Atatürk içki içermiş… Alkolikmiş...

 

”ADAM” gibi içti. Haram deyip gizli içmedi.

 

Nereye kadar bu öfke? Bu ayrımcılık neden?

 

Kime ne kazandırıyor? Bunu iyi anlamak gerekir.

 

Atatürk ve Abdulhamit bu ülkenin en zor günlerinde görev yapmış iki devlet büyüğümüz. Birini överken diğerini yermek sadece tarihe saygısızlıktır.  Abdülhamit Müslüman, yapmaz. Öyle bir şey yok. O günün koşulu neyi gerektiriyorsa öyle yapmıştır... Yapmışlardır...

 

Geçmişimizi, tarihimizi topluma sunarken herkesin doğru ve objektif olması gerekir. Bilgi edinmek isteyen herkese Türk Tarih Kurumu  ve Osmanlı arşivleri açık. İnternet üzerinden sadece tıklayın yeter. Tabii doğruyu öğrenmek istiyorsanız!

 

DENİZ BAHADIRYALÇIN

 

 

 

 

 

 
Etiketler: “Fatma, ananın, helvası”,
Yorumlar
Haber Yazılımı