Yazı Detayı
23 Haziran 2018 - Cumartesi 14:04
 
DOLAR NEDEN YÜKSELİYOR
Muhammed ÖZYİĞİT
5n1ktivi@gmail.com
 
 

Dolar’ın olması gereken seviye 5 TL’dir. Biliyorum, bu söze çok kızdınız. Nasıl ve neden?

 

Evet, soruya önce, paranın tanımını yaparak başlayalım. Aaaa, o da ne, o’nun bir tanımı yokmuş. Sizce de garip değil mi? Ekonominin üzerine inşa edildiği söylenen, paranın bir tanımı yokmuş. Ekonominin en önemli kavramı, hatta ekonominin olmazsa olmazı olan paranın bir tanımının olmaması gerçekten çok ama çok garip.

 

1786 yılında James WATT, bir değirmeni veya bir dokuma tezgâhını dahi çalıştırabilecek olan “buhar makinesini” buldu. Bu teknolojiyle, ünlü “Sanayi Devrimi” başladı. O güne kadar üretilemeyen yeni bir çok ürün üstelik, baş-döndürücü bir hızla üretilmeye başlandı. Bulunan aşılar sayesinde de nüfus geometrik olarak arttı. Üretici güçlerin ve teknolojinin, bu başdöndürücü hızla gelişimi, altın ve gümüşün üretimini kat be kat aşmıştı. Bu zorunluluk nedeniyle, mevcut varlıklar ve potansiyel üretim, altın ve gümüşün yerini dolar gibi para kılığına bıraktı. Dünya pazarlarının birleşmesi, dolaşımın hızlanması ve dünyanın küresel bir kente dönüşmesi, zorunlu olarak altın ve gümüşün tahtını yerle bir etti.

 

Paranın bir tanımının olmadığından bahsetmiştik. Para tanımlanmaz, işlevlerinden ya da fonksiyonlarından bahsedilir.

 

Bunlar,

 

1) Ödeme aracı olarak para,         

 

2) Dolaşım ve dağıtım aracı olarak para,

 

3) Biriktirme aracı olarak para,

 

 4) Değerlerin ölçüsü olarak hesap parası ve

 

5) Evrensel para-dış ticaret parası-olarak kullanılan işlevleridir.

Yani, para, tarihsel süreci hatırladığımızda, bu foksiyonlardan sadece, “ödeme aracı olarak para” işlevini gerçekleştirmek, bu ihtiyacı karşılamak için ortaya çıktı. Gerçekten de, eğer altın ve gümüş karşılığı ticarete devam etmek zorunda kalınsaydı, devasa ticaret filolarının yanı sıra devasa altın ve gümüş filolarını da dolaştırmak gerekirdi.

 

Ancak, zamanla çeşitli oyun ve komplolarla para çehre değiştirip, kendisi bir meta haline getirildi. Bugün, olduğu gibi, dünya ticaretinde, ödemenin yapılması gerektiği anda para nitelik değiştirerek, ödeme ve hesaplama aracı olmaktan çıkarak; evrensel meta olarak iş görürse, bunun anlamı, toplumsal emeğin bireysel cisimleşmesidir. Artık, o, ürünlerin değişiminde geçici bir etken değil! Bağımsız bir varlıktır.

 

Hal böyle olunca, enflasyon da devreye girer ve dünya ticaretine egemen olan para birimi de tamamen metalaşır. Kendisi bir mal haline gelir. Bugün bu para birimi dolardır.

 

Şimdi konumuza dönersek, 2003 başında dolar, 1,7 TL’ydi. 2003–2009 yılları arasında   100 enflasyon olmasına rağmen, ABD tarafından, dolar likiditesi bilinçli olarak, bol tutulduğu için, TL karşısında değerlenmedi.  Bu da Gayri Safi Milli Hâsılayı ve dolayısıyla da Kişi Başına Milli Geliri hormonladı. Ancak, 2009’da, dünyanın bir likidite krizine girdiği söylendi. Dolar arzı ABD tarafından azaltıldığı için, kurun artması gerekiyordu ama bunu bir sebebe dayandırıp; siyasi rant elde etmek için, Merkez Bankası’nın para piyasası uygulamalarıyla, üstüne basıldı. Belli bir süre daha 2 TL seviyesinde, seyrettirildi. 2016’ya gelindiğinde, artık MB’nin de dayanamayacağı bir durum oluşunca, Cumhurbaşkanı ile MB arasında, bir faiz tartışması başlatıldı ve dolar, 1 gecede 3 TL oldu.

 

Şimdi de yine bir fırsat ele geçti. Afrin ve Münbiç Operasyonlarını beğenmeyen, “dış güçler”  dolar üzerinden yaptıkları spekülasyonlarla, bize diz çöktürmeye ve seçimlerin sonucuna, İktidar aleyhine etki etmeye çalışıyorlar, deniliyor.

 

HAYIR! Hiç ilgisi yok. 2003 başından bu yana enflasyon 220 olmuş, bu durumda da doların, 5 TL olması gerekirken, yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı, bu seviyeye gelmemiş. Bilinçli olarak, bu seviyeye getirilirken, ihaleyi “dış güçlere” çıkarmaya kalkışmak, abesle iştigaldir.

 

Doların bu seviyede olması gerekmesinin sebebi, Ü-RET-Mİ-YO-RUZ. Katma değeri yüksek ürün, hiç üretmiyoruz.

 

Neden? 200 Üniversitemiz oldu ama dünyadaki ilk 500 üniversite içinde, aynen 2002’de olduğu gibi, yine bizim 1 tek üniversitemiz yok.

 

Unutmayalım ki, EĞİTİM; ÜRETİM İÇİNDİR.

 

Bunlara odaklanmazsak, daha çooook, “rakamlara takla attıran”, manipülasyonlara başvurmak zorunda kalırız.

 

24 Haziran seçiminin buna vesile olması duasıyla, Allah’a emanet olunuz.

 

 

 

 
Etiketler: DOLAR, NEDEN, YÜKSELİYOR,
Yorumlar
Haber Yazılımı