Yazı Detayı
15 Aralık 2017 - Cuma 17:18
 
Beşiktaş’ın Sabırlı Yükselişi! II (Yazının devamı...)
Yakup Tüzün
yakup.tuzunn@hotmail.com
 
 

Fikret Orman Yönetimi ilk üç sene ligi üçüncü sırada bitirmesine rağmen ekonomik anlamda kulübü düzlüğe sokup, transferde Atiba, Cenk Tosun gibi makul ücretli ve etkili oyuncuları bulmaya devam etti.

 

Şampiyonluk gelmemesine rağmen, basının bütün baskılarına göğüs gererek kolay olanı değil farklı olanı deneyen Beşiktaş Yönetimi  görece başarısızlığa rağmen Slaven Bilic’le devam edip yine Türk futbolunda pek de görülmeyeni yaptı. Taktiksel anlamda büyük eksiklikleri olan ancak kondisyon ve kararlılık konusunda oldukça başarılı olan Bilic’e iki sezon sabrediliyor, 2 senenin sonunda bir takım olma hüviyeti kazanmış futbolcu topluluğunu ve borçlarından büyük miktarda arınmış futbol kulübünü  Şenol Güneş gibi usta bir teknik direktörün eline teslim ediyordu.

 

Şenol Güneş’de bir sanatçı edasıyla takıma son ve en etkili dokunuşu yaparak bugünkü "Avrupa takımı" Beşiktaş’ı ortaya çıkardı. İlk üç sene gelmeyen şampiyonluğa rağmen Orman Yönetimi  beş yılda yalnızca üç teknik direktörle çalıştı. Bu süre içerisinde Fenerbahçe  6  teknik direktör ile çalışırken, Galatasaray’ı ise tam 7 farklı teknik direktör çalıştırdı. Sabır parolasının farklı bir bakış açısı.


Tüm bu olumlu sürecin bir meyvesi olarak oluştuğunu düşündüğüm bir başka mevzu daha var. Beşiktaş artık  "Karizmatik"  bir takım. 2000’li yılların sonu ve 2010’un başlarında oyuncu ikna etmek için oldukça yüksek maaşlar teklif etmek zorunda olan Beşiktaş’ın artık böyle bir sorunu yok.

 

Fenerbahçe’den 4.3 milyon Euro talep eden Lens  Beşiktaş’a 2.2 milyon Euro’ya imza atıyor.  Fenerbahçe’de bayrak adamı olma yolunda ilerleyen Gökhan Gönül Fenerbahçe tribünlerinin tüm nefretini göze alıp ezeli rakip Beşiktaş’a 1.8’e imza atıyor. Kendisine 2.5 milyon Euro teklif eden Trabzon’u reddeden Medel Beşiktaş’la 1.8 milyon Euro’ya anlaşıyor.
 

 

Beşiktaş’ı bugünkü konumuna taşıyan bir numaralı faktör Türkiye standartlarına göre oldukça başarılı bir yönetim anlayışı ve bu yönetim anlayışına yalnızca sporda değil hayatın her alanında eksik olduğumuzu düşündüğüm "sabır" kavramını yerleştirmelerinde buluyorum.  Rüzgâr bu aşamadan sonra ne yöne eser bilinmez ancak bir Galatasaray taraftarı olarak daha fazla Dolmabahçe semalarında esmemesini umuyorum.

 

 

 
Etiketler: Beşiktaş’ın, Sabırlı, Yükselişi!, II, (Yazının, devamı...),
Yorumlar
Haber Yazılımı