Yazı Detayı
10 Haziran 2017 - Cumartesi 18:07
 
ANMAK MI? ANLAMAK MI?
Enes ÇAKIR
Cakirenes@hotmail.com
 
 

 

Bütün milletler, tarihi ile övünür. Bizler de, tarihin en önemli devletlerini kuran, zalim Haçlı Seferlerini püskürten, çağ açıp çağ kapayan, bir fermanı ile dünyaya nizam veren, büyük zaferler kazanan, alınamaz denilen şehirleri fetheden, üç kıtada yirmi dört milyon kilometrekareye hükmeden ve daha sayamayacağımız fevkalade başarılara imza atan bir milletin ahvali olarak, övünmeyi en çok hak eden milletlerden birisiyiz.

 

Tabi ki ecdadımız bütün bu başarıları kazanırken amacı “ne büyük bir millet, ne kadar çok toprağı var” desinler değildi. Yani bizim davamız, hiçbir zaman kuru cihangirlik davası olmadı. Ya neydi? Gece gündüz, canla başla mücadelenin sebebi? Tek gaye İlahi Kelimetullah’ı bütün dünyaya hâkim kılmak. Bütün insanlığın, hak ve adalet temelli, saadet dünyasında yaşamasını sağlamaktı. Büyük ölçüde de, bu ulvi gayeyi yerine getirdiler. Bazen savaştılar bazen de, tek bir kılıç sallamadan hedeflerine ulaştılar. Savaşmaları gerektiği yerlerde, İslâm’ın evrensel savaş ilkelerini asla terk etmediler.

 

Neydi bu ilkeler; kadınlara, çocuklara, yaşlılara, silahsızlara (sivillere), aman diyenlere dokunmamak. Esirlere iyi muamelede bulunmak. Yaralıların tedavilerini yapmak, onlara yardım etmek. Şu an bile, sözde medeni dünyada, savaş hukukunda bulunmayan birçok erdeme, ecdadımız bin yıldan fazla riayet ettiler.

 

Son günlerde, gerek yazılı, gerekse görsel medya vasıtası ile tarihimiz yoğun olarak gündeme getirilip, bizlere hatırlatılıyor. Özellikle çağın en çok kullanılan iletişim aracı olan televizyonlarda tarihi diziler, filmler bolca gösterilerek, tarihimizin tanıtımı yapılıyor. Bizler de, göğsümüzü kabartarak takip ediyoruz ve atalarımızı saygıyla, minnetle anıyoruz. Acaba onları anmak bizlere, onların gayesini anlamayı sağlıyor mu? Naçizane gündelik hayatın yarısına yakınını dışarıda geçiren bir kişi olarak, ecdadımızın eylemlerindeki gayeyi, tam anladığımız kanaatinde değilim.

 

Her gün enteresan hadiselerin ya tanığı ya da tarafı oluyoruz. Geçen günlerde, başıma gelen şu hadiseyle bunu daha iyi anladım. Bir hastanenin acil kısmında tedavi gören, kavgadan dolayı yaralanmış bir vatandaşa, kavganın diğer tarafının yakınları tarafından fiziki saldırı gerçekleşti ve yaralı vatandaş, 8-10 kişi tarafından, tekme tokat tartaklandı.

 

Çanakkale’de yedi düvel, Osmanlı’nın topraklarını gasp etmek için, çağın en modern silahları ve sayıca kat kat fazla askerleri ile acımasız bir şekilde saldırıyordu. Amansız mücadele devam ederken, iki taraf da yüz binlerce kayıp veriyor, bir o kadar da yaralanıyordu. Savaşın sıcaklığı devam ediyor. Yaralı İngiliz askerleri yerlerde yatıyor, şanlı, asil; Osmanlı Askeri, dünyaya insanlık dersi verircesine, kendi matarasından, su içiriyor ve düşman askerlerinin tedavisi ile meşgul oluyordu.

 

Yukarıda bahsettiğim hadise ile bu tarihi hadiseyi alt alta koyduğumuzda, azılı düşmanına bile şefkat ve merhametle muamelede bulunan ecdad nerede, yaralı vatandaşı tartaklayan 8-10 kişi nerede?

 

Mübarek Ramazan Ayı’nda dahi, lüzumsuz meseleler yüzünden, birbirini kırıp geçiren bu Millet’e ne oldu?

 
Etiketler: ANMAK, MI?, ANLAMAK, MI?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı